Okuma

 Çocukların yaşamında birçok ilk ailede yaşanır. Aile ,  temel eğitimin alındığı ve bu eğitimin de bireylerin  hayatlarında etkisinin bir ömür boyu devam ettiği bir yaşam alanıdır.Çocuk gelişimi ile ilgili  hemen her konuda  olduğu gibi  okuma alışkanlığının kazanılmasında da  ailenin birinci derecede  bir etkisi vardır.

 
Okuma  alışkanlığı , ülkemizde ailelerin hassas oldukları  bir konudur. Aileler çocuklarının okuma alışkanlığının kazanılmasına önem verirler. Okuma alışkanlığının kazanılması , aileler için çocuk yetiştirmenin önemli ölçütlerinden biridir . Toplumsal olarak da okuma alışkanlığı çocukların başarılı olmaları için olmazsa olmaz koşullardan birisi olarak görülür. Toplumumuz okuma alışkanlığını, başarılı  bir birey olmanın yanında  , düzgün ve kaliteli bir bireyin yetişmesi için de  önemli bir yöntem olarak görür.
 
Okuma alışkanlığının kazanılması ve çocuk tarafından içselleştirilmesi ise  aile kültürü ile alınan eğitimle ilgilidir. Bu iki temel kriter okuma alışkanlığının kazanılmasını belirlemektedir. Ebeveynlerin okuma alışkanlığına sahip olmaları ve  günlük hayatlarında kitapla zaman geçirmeleri : çocukların okuma alışkanlığını kazanmaları için  temel  adımlardır.
 
Alışkanlıklar ve davranışlar çocukluk hayatında temel olarak model alma yöntemiyle kazanılır. Yaşamlarına giren modeller, çocukları bire bir etkilemekte ve yaşamlarına yön verebilmektedir. Tabiki  sadece model alma  öğrenme de tek başına etken  değildir ama etkisi diğer öğrenme yöntemlerine göre daha güçlüdür. Eğer Çocuklar aile ortamında  ve  yaşamlarındaki temel modellerde okuma alışkanlığı ile karşılaşırlarsa okuma alışkanlığının kazanılması daha kolay olacaktır.
 
Okuma alışkanlığının oluşmasında ve devamının gelebilmesinde aileden sonra okul hayatı gelmektedir. Çocukların anasınıfına başlamasıyla birlikte , çocuklar ailelerinden daha çok okuldaki sosyal çevrelerinde zaman geçirmeye başlarlar. Okul hayatının başlamasıyla birlikte ebeveynlerin  dışında da  başka modeller çocukların hayatlarında etki etmeye başlar.Ebeveynlerden  sonra  öğretmenlerin de çocuklar üzerinde  etkileri oluşur.
 
Yaşamdaki modeller dışında , çocukların okul hayatlarında nasıl bir eğitim aldıkları ve eğitimin niteliği ,  çocukların öğrenme isteklerini ve öğrenmeye karşı tutumlarını net olarak belirler. Okul hayatının çocukları doğru ele alabilmesi, yakın takip edebilmesi ve kontrollü bir şekilde ihtiyaçlarını belirlemesi ; öğrencinin doğru yönlendirilmesini sağlar. Sonuçta okulun bu mekanizmayı kurabilmesi , okulun çocukların hayatlarındaki ağırlığını belirleyecek ve etki gücünü oluşturacaktır. İşte tam bu noktada ,okuma alışkanlığına olumlu yönlendirebilme imkanı ortaya çıkmaktadır.Zamanında doğru yönlendirme ve okul-aile işbirliği , okuma alışkanlığının oluşmasını imkan verecektir.
 
Okuma alışkanlığı çocuk gelişiminde farklı zamanlarda farklı karşılıklar bulabilir.Yaşın artmasıyla çocukların ilgi alanları da değişmekte ve bu değişim sonucunda çocuk okumayı arttırabilip azaltabilmektedir.İlköğretim döneminde çocuklar sık okuyabilirken , ergenlikle birlikte çocukların ilgi alanı değişebilmekte ve okuma alışkanlığı  çocukların gündeminden düşebilmektedir.
 
Okumanın pekişmesi için diğer olumlu alışkanlıkların kazanılmasındaki  gibi anne baba tutumlarının önemi de büyüktür. Anne baba ,çocukların yaşadıkları bu gelgitler ve bu ilgi değişimleri karşısında  soğukkanlılığını korumalı ve sabırlı olmalıdır. Ailenin,  okulun ve öğretmenlerin ; çocukların bu dönemsel değişimlerine karşı pozitif tutumlara sahip olabilmeleri ,okuma alışkanlığının kazanılmasına yardımcı olacaktır.
 
Uzun yıllardır ebeveynler ve eğitimciler için   çocukların okuma  konusu bir dert kaynağı olmuş ve bu alışkanlığın nasıl  kazandırılacağı    bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Okuma alışkanlığı , ailelerin  istedikleri bir alışkanlıktır ancak her dönemde olduğu gibi yaşadığımız  dönemin de kendi özellikleri ve trendleri bulunmaktadır.
 
Çocukların ve ergenlerin  tutumları  dönemsel olarak farklılık gösterir. Dönem , teknolojik gelişimin her alanda yoğun hissedildiği bir dönemdir. Bilgisayar ,  hayatımızda her geçen gün daha fazla yer tutmakta   ve özellikle de çocukların zaman geçirmekten keyif aldıkları bir araç olmaktadır. Büyük bir dönüşüm toplumda olduğu gibi çocukların dünyasında da etkisini göstermektedir. Sonuç olarak teknoloji sosyal yaşamımıza bire bir etki etmektedir. Bu etki sonucunda davranışlar ,alışkanlıklar ve kültürler değişmektedir.
 
Bütün bu değişimlere rağmen   okuma alışkanlığına olan ihtiyaç halen devam etmektedir. Okumanın hayatımıza kattıkları halen geçerlidir.Çocuklarımızın da bu pozitif alışkanlığı kazanmaları yaşamları için önemlidir.Aileler ve biz eğitimciler , çocuklarımızın bu alışkanlığı kazanmaları için sabırlı  olmalı ve yaşamda karşılığı olan pratik çözümler geliştirmeliyiz.Bu sabrı göstermeye değeceğini düşünüyorum.Aşağıda çocuklarımızın okuma alışkanlıklarını kazanmaları için birkaç tavsiye ekledim.
 
Öneriler
 
*Kütüphane oluşturmak
 
*Bir çocuk dergisine abonelik
 
*Sahafları birlikte gezme(İkinci el kitap alınımı)
 
*Aile olarak kitap okumaya zaman ayırmak
 
*Hediye olarak kitabı kullanmak
 
*Renkli ve farklı tasarımlarda kitaplar alınımı
 
*Yatağının başucunda kitap bulundurma
 
Sizlere ve çocuklarımıza bol kitaplı günler diliyorum...