Korona Virüs ve Aile İlişkileri

Korona Virüs ve Aile İlişkileri
Korona Virüs ve Aile İlişkileri

Korona virüs, önceki makalelerimizde bahsettiğimiz gibi dünyayı etkisi altına almakla beraber ruhsal açıdan birtakım sorunlara da yol açmıştır. İçinde bulunduğumuz sürecin psikolojik olarak da atlatılması güç olduğunu söyleyebiliriz. Normalleşme sürecine doğru ilerlediğimiz şu günlerde bireylerin yalnızca ruh hali değil aile ilişkileri de değişti. Sosyal izolasyonun sağlanabilmesi açısından uzun süredir hiç alışık olmadığımız kadar evdeyiz. Bir kısmımız aile üyeleriyle, bir kısmımız yalnız olarak evinde kaldı. Her ikisinin de farklı zorluklarının olduğunu söylemek gerek.

Evde çocuklarla ve eşlerle kalan aileler için yaşadığımız süreç zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Normal şartlarda işe, okula giden aile bireyleri akşamları yemek yeme, ödev yapımı ve yatma hazırlığında birbirlerini görürken şu an okulun ve işin aynı anda eve taşındığı bir süreci yaşıyoruz ve alanımızın sınırlı olması dahilinde gergin zamanların yaşanması olası bir durum. Bir yandan uzaktan eğitime alışmaya çalışıyoruz, diğer yandan uzaktan işe alışmaya çalışıyoruz.
 
Özellikle küçük yaştaki çocukların bu süreçte uzaktan eğitime devam etmesi, anne-babaya takip zorunluluğu getirerek ebeveynlerin yükünü iki katına çıkartmıştır. Evde 7/24 bir arada olmaya alışırken bir yandan da dışarıdan bizi rahatsız eden salgın hastalık korkusu ve ekonomik zorluklar da var. Bununla birlikte kişisel alanımızın kalmaması gerginlik yaratabiliyor. Sosyal hayatımız kısıtlı, dolayısıyla alışık olduğumuz sosyalliğimiz yok. Karantina süreciyle belki de birbirimizin hiç bilmediği yönlerine de şahit olduk.
 
Evde yaşamanın getirdiği bir sıra sorumluluk var. Ev işlerinin bölünmesiyle ilgili dengesizlikler varsa; özellikle düzeni sürdürmek zorunda olan yetişkin çok zorlanabiliyor. Bu süreçte gerginliği azaltmanın en etkili yolu iletişim kurmak olacaktır. Özellikle ikili ilişkilerde sorunu anlatmak, karşı tarafın sorununu dinlemek oldukça önemli. Önce birbirimizi tanımaya ve dinlemeye çalışmalıyız. Bu durum çocuklar için de geçerli. Bu dönemde çocuklar hırçınlaşabilir, daha dirençli olabilir. Ebeveynin çocuğunu dinlemesi ve duygularını anlatması için destek olması gerekmektedir. Bununla birlikte ev içinde çocuğa verilen sorumluluklar da yaşına uygun olmalıdır. 
 
Aile içindeki huzur, yaşadığımız sürecin sağlıklı geçmesi açısından önemlidir. Bildiğimiz gibi stres, yaşamımızı çok etkiliyor. Bu süreci mümkün oldukça iletişim halinde geçirmeliyiz. Örneğin, ev işleri için yardım bekliyorsak bunu açıkça ve güzel bir dille diğer aile üyelerimizden talep etmeliyiz. Yetişkin ilişkilerinde gerginlikler üst üste gelebilir. Duygu ve düşüncelerimizi ifade ederek kurduğumuz iletişim, bu süreci çok daha kolay atlatmamızı sağlayacaktır.