Kaygı Bozukluğu

Kaygı Bozukluğu
Kaygı Bozukluğu

Kaygı bozukluğu, diğer adıyla anksiyete her insanın hayatında dönem dönem görülebilen bir rahatsızlıktır. Kişinin çevresinde algıladığı uyaranları tehdit olarak yorumlayarak sürekli, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe, korku ve gerginlik durumu söz konusudur.

Kaygı, hayatımızın olmazsa olmaz bir unsurudur diyebiliriz. Belirli bir düzeyde kaygı, doğaldır. Kişiyi harekete geçiren fonksiyonel bir mekanizmadır. Bununla birlikte kaygıyı yönetmek çok önemlidir. Eğer kaygınız günlük işlerinizi yapmanıza engel oluyorsa profesyonel bir yardım almak en doğru karardır. Kaygının şiddeti arttığında ve uzun süre devam ettiğinde bu durum kaygı bozukluğuna yol açar. Kaygıya kaynaklık yapan unsurlara göre de hastalık çeşitlilik gösterir.
 
Kaygı bozukluğu yaşayan hastalarda iki tip belirtinin olduğu görülür. Bunlar ruhsal belirtiler ve bedensel belirtilerdir. Aşırı endişe, aşırı sinirlilik hali, huzursuzluk hali, tahammülsüzlük, çabuk yorulma, kötü bir haber alacağı hissi, çıldırma hissi ve ölüm korkusu ruhsal belirtilerdir. Bedensel belirtiler ise vücudumuzdaki sinir sistemiyle ilgilidir. Ellerde titreme, terleme, kalp çarpıntısı, ağızda kuruluk, nefes almada güçlük, göğüs ağrısı, boğulma hissi, kaslarda ağrı gibi belirtiler bedensel belirtilerdir.
 
Kaygı bozukluğu tedavisi, çoğunlukla ilaç tedavisi ve beraberinde psikoterapi ile gerçekleşir. Çeşitli anti depresanlar, kaygı bozukluğunun giderilmesinde kullanılmaktadır. Bununla birlikte eş zamanlı olarak konuşma terapileri yapılabilir. Hastanın kaygı bozukluğuna sebep olan düşünceleri öğrenilerek sorunlara çözüm olabilecek yollar aranır.
Kaygı bozukluğu tedavisi, kişiden kişiye değişmektedir. Herkes için aynı yöntemler kullanılmaz. Tedavide kullanılacak yöntemler ve gidilecek yollara birlikte karar verilir.