Kasım

Kasım
Kasım

 

 

AİT OLMA


Kendini okuluna ait hisseden çocuk, gerçekten kendini ortaya koymaya başlar.


Psikolog Barış Ülkümen

 

KASIM

Eylül ayı ile birlikte okullar açıldı. Velilerimiz ve öğrencilerimiz tatilden geri döndüler. Bu yılın eğitim ve öğretim döneminin açılışını hep birlikte yaptık.


Tüm öğrencilerimiz okula başladılar. İlk defa okula başlayan öğrencilerimiz de var, geçen yıllardan okula gelen tecrübeli öğrencilerimiz de...


Anaokulu eğitimi, çocuklarımızın eğitim hayatındaki ilk sosyal mekanlarıdır. Sosyalleşmenin ilk basamağı...


Eylül ayında okulların başlamasıyla ilk hedefimiz okula adaptasyondur. İster eski öğrencilerimiz olsun, ister ilk defa okula başlayan öğrencilerimiz olsun adaptasyon dönemi herkes için geçerlidir.


Okula adaptasyon, ilk olarak güvenle başlar. Adaptasyon döneminde çocuklar annelerinden güvenli ayrılmayı beklerken, öğretmenlerine de güvenli bağlanmak isterler. Sağlıklı bir okul adaptasyonu için bu şarttır.


Tam bu noktada bağlanmak kavramını konuşmak isterim. Çocuklar bağlanmak için güven ve sevgi ararlar. Güven ve sevgi istikrarla hissedilmeye başlanınca bağlanma gerçekleşir. Çocuklar annelerinden güvenli ayrılırlar, öğretmenlerine güvenli bağlanırlar. Çocuk ve öğretmen arasındaki iletişim ve paylaşımlar ilişkileri pekiştirir.


Bir çocuğun gözünde ilk başta okulu temsil eden kişi öğretmendir. Okul algısı ilk aylarda öğretmenin tarzı ve yaklaşımıyla oluşur. Bu süreçler içerisinde öğretmen, anne-babadan sonra çocuğun hayatındaki üçüncü kişi olur.


Eylül ve ekim aylarında bu süreçler yaşanırken okul adaptasyonundan sonra aidiyet algısı da oluşmaya başlar.


Ait olmak;
Sınıfına,
Arkadaşlarına,
Öğretmenlerine,
Oyunlara,
Faaliyetlere.

Ait olmak, eğitimin en temel hedeflerinden bir tanesidir. Aidiyet sahiplenmeyi getirir, güveni hissettirir, kendini gerçekleştirmek için imkan verir. Ait olmak, okullu olmaktır. Kendini okuluna ait hisseden çocuk, gerçekten kendini ortaya koymaya başlar.